Sinop İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
~ Karadeniz'in İncisi Sinop ~ Suyun Surlara Vurduğu Kent ~ Karadeniz'de Üç Liman; Temmuz, Ağustos, Sinop ~ Suya Tutunan Şehir ~ Karadeniz'in İncisi Sinop ~ Suyun Surlara Vurduğu Kent ~ Karadeniz'de Üç Liman; Temmuz, Ağustos, Sinop ~ Suya Tutunan Şehir

Türbeler

SEYİT BİLAL TÜRBESİ:

    Ada Mahallesi’nin üst kısmında, radara çıkan yolun solunda, geniş bir alan içerisinde, Cezayirli Ali Paşa Camisi’nin bitişiğinde yer almaktadır.

    Türbe, Yaş Bey diye anılan Hoca Ebubekir oğlu, Oğul Beyoğlu,Koçkad oğlu, İlbasmış’ın oğlu Emir Tayboğa için Emir Beygelmiş/Biklemiş tarafından 679 H. (1280) yılında yaptırıldığı ortadaki taş sandukanın kitabesinden anlaşılmaktadır. Türbedeki
kenarları kafesle çevrili, kitabesiz ahşap sandukanın Seyit İbrahim Bilal’e ait olduğu tahmin edilmektedir.

    Türbe plan olarak İsfendiyaroğulları Türbesi’ne benzer. Tonozlu giriş bölümü ve kubbeli ana bölüm olmak üzere iki mekandan oluşur. Cezayirli Ali Paşa Camisi’nin zemininden kot olarak yüksekte olması nedeniyle camiden dört basamaklı bir merdivenle türbeye geçiş sağlanmıştır. Türbe içinde bir büyük iki orta bir de küçük olmak üzere toplam dört sanduka yer almaktadır.


ÇEÇE SULTAN TÜRBESİ:

    Gerze ilçesi Yenikent Beldesi sınırları içerisinde bulunan Çeçe Sultan Türbesi Selçuklular döneminden kalma tek katlı ve tek mekanlı  bir yapıdır. Ön cephenin sağ kenarında küçük boyda, kenarı kesme taştan yapılmış kemerli bir giriş kapısı bulunmaktadır. Kapı üzerinde küçük ebatta dikdörtgen şeklinde taş üzerine Selçuklu yazı stilinde yazılmış bir kitabesi vardır. Kitabe üzerine de bir adet geyik boynuzu asılmıştır.

    Türbe binası içinde 8 adet mezar bulunmaktadır. Girişin önünde yer alan 5 adet küçük boyda mezarlar yer almaktadır. Bunların, Çeçe Sultan’ın kızlarına ait olduğu söylenmektedir. Bu mezarların güneyinde yer alan iki adet büyük mezarın solda olanının Çeçe Sultan’a, diğerinin ise Çeçe Sultan’ın oğluna ait olduğu söylenmektedir. Girişin tam karşısında kuzey duvarına bitişik olan 1 adet daha mezar vardır ki, bunun da Çeçe Sultan’ın sancaktarına ait olduğu söylenir. Türbe içindeki mezarları ayıran ahşaptan yapılmış parmaklık vardır. Binanın tavanı ahşap silmelerden yapılmıştır. Duvarlar sıva üzeri kireç badanalıdır. Binanın içinde ve dışında herhangi bir sanatsal veya kültürel süsleme mevcut değildir.

    Söylencelere göre; Çeçe Sultan’ın asıl adının Seyit Muhammed olduğu, Horasan’da yaşadığı, babasının adının Seyit Abdullah olduğu ve 12 İmamlardan Musa El-Kazım’ın ve aynı zamanda Peygamberimiz Hz. Muhammed’in 7. göbekten torunu olduğu anlatılmaktadır.
Çevredeki köylülerce her yıl yapılmakta olan Hıdrellez kutlamaları genellikle burada gerçekleştirilmektedir.


SULTAN HATUN TÜRBESİ:

    Arkeoloji Müzesi bahçesinde bulunan ve halk arasında “Aynalı Hatun Türbesi” adıyla bilinen yapı; kemerli kapı girişin üzerinde bulunan kitabeye göre H 797  Ramazan ayında (M 1395 Haziran ayında) inşa ettirilmiş olup içerisinde bulunan 3 sandukadan birisi (büyük ihtimalle en büyüğü) H 797 ( M 1395) tarihinde vefat eden Orhan Bey’in oğlu Süleyman Paşa’nın kızı Sultan Hatun’a aittir. Sultan Hatun, aynı zamanda Candaroğlu Beyi Süleyman Paşa’nın da karısıdır. Diğer kabrin kime ait olduğu belli değildir. Her iki sandukanın da şahide kitabeleri yarısından kırılmış durumdadır.

    Kare planlı olan türbe kesme taştan yapılmıştır. Dönemindeki diğer kare planlı türbelere bakıldığında orijinal üst örtüsü kubbe olması gereken yapı, bugün ahşap çatı ve alaturka kiremitle örtülüdür. Ön cephesi hariç üç cephesinde birer adet olmak üzere toplam 3 adet penceresi bulunmaktadır.

    Osmanlılar Dönemi’nde bu türbede Kur’an okumak için bir Cüzhan görevlendirilmiştir. Kaynaklardan edinilen bilgiye nazaran; Bu konuyu aydınlatan bir berata göre 1871 yılında bu görevin karşılığı 1 akçedir.


HATUNLAR TÜRBESİ:

    Cezayirli Ali Paşa Camii önündeki bahçenin alt sekisinde yer almaktadır. Kareye yakın dikdörtgen planlı olan yapı 6.30 x 5 m ebatlarındadır. Kesme taştan yapılmış olan türbenin üzeri bir kubbeyle örtülmüştür. Binanın inşa kitabesi olmadığından ne zaman ve kimin adına yapıldığı hakkında açık bir malumat yoktur.


CANDAR (İSFENDİYAR) OĞULLARI TÜRBESİ:

    Alaaddin Camisi'nin avlusunda kuzeydoğu köşede bulunan Türbe, Candaroğulları’ndan Celalettin Beyazıt ile oğlu İsfendiyar ve İsfendiyar’ın oğlu İbrahim Bey’ler ile bu aileye mensup zatların kabirlerini ihtiva etmektedir. Yapım kitabesi olmayan türbenin hangi tarihte ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinememektedir. Vakfiyesi “İbrahim Bey” diye kayıtlıdır.

    Türbe; kuzey-güney konumlu, dikdörtgen planlı bir yapıdır. Yapının içerisi giriş kısmı ve ana kısım olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümün üzeri yüksek kasnaklı ve Türk üçgenleriyle taşınan bir kubbe ile örtülüdür. Türbenin ana bölümünün üzeri ise çapraz tonozla kapatılmıştır. Türbe giriş ve ana bölümündeki pencereler dikdörtgen planlı olmakla beraber yüksek kubbe kasnağındaki pencere sivri kemerlidir. Ayrıca Türbe ana kısım batı duvarı ortalarındayüksekte bir ışıklık bulunmaktadır. Ön yüzü kesme taş, diğer duvarları moloz taştan inşa edilmiştir.


TAYBOĞA (?) TÜRBESİ:

    Camiikebir Mahallesi Aşağı Hamam Yokuşu’nda ve Şehabeddin Ağa Çeşmesi’nin bitişiğinde yer alan türbe, doğu-batı konumlu ve dikdörtgen planlıdır. Yan duvarları moloz taş örgü, üst kısmı yarım ahşap çatı ve alaturka kiremit ile kapatılmıştır.  Güney cephesinde kemerli bir giriş kapısı ve iki adet dikdörtgen pencere yer almaktadır. T
ürbe, 2008 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce restore edilerek onarılmıştır.

    Tayboğa'nın kabri Seyit Bilal Türbesi'nde olduğuna göre bu türbe, başka bir zata ya da yanındaki çeşmeyi yaptıran Şehabeddin Ağa'ya ait olabilir.


YESARİ BABA TÜRBESİ:

    Bektaşi Tekkesi adıyla bilinen mevkide yer alan küçük bir türbedir. Bu alandaki temel kalıntılarından burada bir tekke yapısının olabileceği; türbe ve çevresindeki muhtemel mezarların tekkenin hazire kısmını oluşturduğu düşünülmektedir.

    Tarihi eser olarak tescilli olan türbe içerisinde ve tam ortasında H 1297 (M 1880) tarihinde vefat eden Bektaşi Şeyhi Yesari Baba’nın kabri bulunmaktadır. Orijinalinde güney duvarı üzerinde olması gereken ve bugün batı duvarı üzerinde bulunan mermer kitabesine göre ilk yapı H 1300 (M 1882) yılında yapılmıştır.


YEŞİL TÜRBE:

    Alaaddin Camisi’nin doğusunda ve Sakarya Caddesi üzerinde yer alan türbe; kare planlı ve üzeri kubbeyle örtülü bir 15. yy yapısıdır. Giriş üzerinde kitabesi bulunmayan binanın yapım tarihi meçhuldür. İçerisinde 5 adet sanduka bulunmakta olup bu sandukaların üzerleri ahşap kafeslerle kapatılmıştır. Kabirlerden birinin Seyit Yeşil Mustafa Baba olduğu rivayet edilmektedir.





Yeni Mahalle Okulak Sokak No: 4 57000 - SINOP Tel: 0368 261 30 23 / 0368 261 67 67 Faks: 0368 261 48 68
E-Mail: iktm57@kulturturizm.gov.tr / kultur57@hotmail.com

Bu sayfa 305 kez gösterilmiştir.